Yazar: admin

TÜRK ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSLERİ BİRLİĞİ SUNİ TOHUMLAMA BASIN AÇIKLAMASI

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri
Birliği

Suni Tohumlama

Basın Açıklaması

Hayvancılık Genel Müdürlüğünün Bakan adına 81 İl Müdürlüğüne
ve bilgi için Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine gönderdiği
03/11/2019 tarih ve E.3294541 sayılı yazısında “Siyah
Alaca, Montofon, Simental ve Jersey ırkı sığırların tohumlanmasında tohumlama
tarihinde 5 yaşına (1800 gün) kadar olanlarında kendi ırkı ile tohumlama
yapılma şartı bulunmakta idi. Bu kural 24/11/2019 tarihinden itibaren
kaldırılarak
yaş ve ırk uyum şartına bakılmaksızın suni tohumlama
yapılabilmesine izin verilmiştir
” denilmektedir.

Ülkemiz büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde dünyanın kabul
ettiği üstün özellikli sığır ırklarının yaygınlaştırılması çalışmaları neredeyse
cumhuriyetin kuruluşuna kadar giden bir çalışmadır.  Bu yolda ağır aksakta olsa belirli mesafeler
alınmıştır. Bu uzun soluklu çalışmalar neticesinde tam olarak istenilen
seviyelere gelemesekte süt, döl ve kesim ağırlıklarında kayda değer artışlar elde
edilmiştir.

Bitkisel ve hayvansal üretim modellerinde anlık kararlar
verilerek kısa sürede sonuca ulaşmak mümkün değildir. Hayvan ve bitki ıslahında
alınan kararların sonuçları 20-30 yıl gibi çok uzun zamanlara kadar gidebilir.

Bugünü kurtarmaya yönelik olarak
yapılan ani kararların ileride çok büyük sorunlara yol açacağı unutulmamalıdır.
Örneğin; belli bir süre sonra saf ırk bulmak
zorlaşacaktır.
Ani kararlar tarımsal üretimde
istenilen sonucu vermez. Adım adım ve sabırla yapılacak uygulamalar sonucunda
tarımsal üretimde artışlar sağlanabilir. 

Aslında, Siyah Alaca,
Montofon, Simental ve Jersey ırkları her ne kadar yurt dışı orijinli olmasına
rağmen şimdiye kadar yapılan gün ve ırk esaslı bilinçli suni tohumlama, uygun
yetiştirme ve bakım-besleme uygulamaları ile Türkiye ekolojik koşullarında
tarım işletmelerimizde kayda değer süt, döl ve kesim ağırlıklarına ulaşmıştır.

Bu karar ile;

Son yıllarda ortaya
çıkan kırmızı et açığımızın kapatılmasına yönelik bir çaba,

Cezai şartları göze
alarak kaçak olarak az sayıda yapılan suni tohumlama işlemlerini yasal hale
getirilmek istendiği anlaşılmaktadır.

Bu kararın aşağıdaki
sakıncaları doğurması olabilecektir;

Şimdiye kadar gerek
yerli ve gerekse yurt dışı orijinli olup zamanla yerlileşen kültür ırklarımızda
verim düşüklüğüne neden olabilir,

Tutulan pedigri
kayıtlarının çöpe atılmasına ve büyük sığır işletmelerinde ulusal ıslah
projelerinin veya uygulamalarının sonlandırılmasına neden olabilir,

Cüssesine uygun
olmayan suni tohumlama uygulamaları ile iri buzağıların doğumlarının güç veya
hiç olmamasına neden olabilir,

Kayıt sistemi ve
tohumlamada yaşanacak ırk karmaşası ile damızlık dişi düve elde edilmesinin artık
mümkün olamayacağı ve ancak tesadüfen yüksek verim verebilecek düvelerin elde
edilebileceği,

Yoğun ithal ve son
kullanma tarihi geçmiş semen kullanımı ile yeni hastalıklara ve düşük tohumlama
indeksine yol açabileceğinden beklenenden daha az buzağının elde edilmesine
neden olabilir,

Yerli gen
kaynaklarımızın kaynağı belli olmayan boğaların spermleri ile tohumlanmaları
ile az da olsa mevcut Doğu Anadolu Kırmızısı, Güney Sarısı ve Yerli Kara Sığır
ırklarımızın tamamen yok olmasına neden olabilir,

Sığırcılık
işletmelerinin verim yönlerinde değişime neden olarak, milyonlarca dolar
yatırım ile sağlanan sağım ve otomasyon sistemi kuran işletmelerin alt
yapılarının devre dışı kalmasına neden olabilir,

Ve nihayetinde
sığırcılıkta yukarıda görülebilecek aksamalardan dolayı yine kırmızı et açığı
yüksek ihtimalle olabilir,

Yıllardır titizlikle
sürdürülmeye çalışılan sığır ırkının suni tohumlama kurallarının ani bir
kararla değiştirilmeye çalışılmasından bir an önce vazgeçilmelidir.

Aksayan ve sorun
oluşturan noktaların tespit edilip çözüm üretilmesi gerekmektedir. Bölgesel ya
da münferit sorunların çözümlenmesi yerine tüm ülke çapında uygulanan bir
sistemin tartışılmadan ve doğru yanlışları ortaya konulmadan ben yaptım oldu
mantığı ile uygulanmaya çalışılması doğru değildir.

Kamuoyuna saygı ile
duyurulur.

 

TZYMB

10 KASIM ATATÜRK ‘Ü ANMA

TZYMB

YÖNETİM KURULU

ÖNEMLİ UYARI:

TARIMDA DENETİM VE KONTROLLERİN ÖNEMİ BİR DAHA ORTAYA ÇIKMIŞTIR.

Bugün İstanbul ve Trakya’da yaşanan ıspanakla ilgili zehirlenmelerde açıklamalardan anlaşılan o dur ki ıspanak hasat edilirken ıspanağa benzeyen Atropa Belladonna (Güzelavrat otu) ve patlıcangillerden (Solanaceae) Scopalamin yaprağının karışması ile zehirlenme olayının yaşandığı ve etkilenme görülmektedir.

Mutlaka zirai ilaç kalıntısı olma ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Tarla, taşıma, depolama, havuzda yıkama esnasında zirai ilaç uygulaması yapılması ihtimali düşünülmelidir.

Kontrol ve denetimin tarladan sofraya kadar her aşamada yapılması, hasat yapan işçilerin eğitimi çok önemli bir durum olup bu tür zehirlenmelerin önüne geçecektir.

TZYMB 

02 KASIM 2019 CUMARTESİ SOHBETLERİ

Programın resimlerine ulaşmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız.

https://photos.app.goo.gl/XLg5ZjMx77Wuqmbi8

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

TZYMB ELAZIĞ İL TEMSİLCİSİ VEDAT DEMİRBAĞ’DAN 21 EKİM DÜNYA GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI

Haberi aşağıdaki linkten takip edebilirsiniz

https://www.gunisigigazetesi.net/elazig-guncel/turk-ziraat-yuksek-muhendisler-birligi-elazig-il-temsilcisi-vedat-h74065.html

19 EKİM 2019 GELENEKSEL CUMARTESİ SOHBETİ PROF.DR. S. KUDRET SAYLAM

Programın resimlerine ulaşmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız.

https://photos.app.goo.gl/3YAJobLxBEWBxK7R7

GENEL BAŞKANIMIZ FEHMİ KİRAZ’IN ANADOLU AJANSI’NA VERDİĞİ RÖPORTAJ

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/tarimsal-desteklerde-yuzde-37-artis/1618180

https://www.sabah.com.tr/…/tarimsal-desteklerde-yuzde-37-ar…

http://www.milliyet.com.tr/…/tarimsal-desteklerde-yuzde-37-…

DÜNYA GIDA GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ 16 EKİM 2019

TÜRK ZİRAAT YÜKSEK MÜHENDİSLERİ BİRLİĞİ

DÜNYA GIDA GÜNÜ

BASIN BİLDİRİSİ

16 EKİM 2019

Gıda en temel insan hakkıdır.

Yönetenlerin başta gelen
görevleri gıda güvenirliğini ve güvenilir gıdaya insanların her zaman
erişebilmelerini sağlamaktadır.

Dünyada bir milyarın üstünde
insan açlıkla mücadele etmektedir. Halihazırda dünyada yeterli gıda olmasına
rağmen gıdaya erişimde ülkeler, halklar ve ekonomik statülerine göre
dağılımında sorunlar vardır.

Gıda güvenirliği açısından gıda
maddeleri üretimi doğa şartlarının (hava, su, toprak) bir ürününüdür. Bu
nedenle gıda maddesi ister bitkisel ister hayvansal kökenli olsun çevrenin
doğanın yakın etkisi altında bulunmaktadır.

                Doğa
ve gıdalar hızlı nüfus artışı, sağlıksız kentleşme, sanayileşme sonucu oluşan atık
ve artıkların çevreye bırakılması ve uygulanan işleme teknolojileri sonucu
kirlenmektedir. Bu etkilenmelerden ortaya çıkan risklerle ilgili çalışmalar
yapılmamıştır.

                Ülkemiz
insanı öngörüsüz politikalardan dolayı et yiyemez hale gelmiştir. Hayvancılık
konusundaki politika ithalat dışına çıkarılamamış, hala alt yapı ve hayvan
üretim hamlesi ile ilgili tedbirlere ve politikalara başlanılmamıştır.

                Ülkemiz
de 2 milyon kişi açlık sınırının altında, içinde bulunduğumuz yılda nüfusumuzun
%53 ü gıdasından tasarrufa giderek 40 milyon insan yetersiz beslenmektedir.
Çocuk ölümlerinde ciddi bir düşüş gözlense de oran hala yüksek. 5 yaş altı
çocukların %30 unda görülen ishal yaygın bir hastalık. Belli besinlerin
yokluğundan kaynaklanan hastalıklar 5 yaş altı, okul öncesi dönemdeki ve doğum
çağındaki kadınlarda sorunlar devam etmektedir.

                Ülkemiz
tarımsal ve gıda politikaları milletimizin ihtiyacına ve stratejik
planlamalarımıza bağlı olarak planlanması ve uygulanması kaçınılmazdır.

                Gıda
denetiminde yetkili Tarım ve Orman Bakanlığı’na, sorumluluğunu yürütebilecek
düzeyde eleman alınmalı, denetim ve kontrole yönelik alt yapı eksiklikleri
giderilmelidir. Tüketici, gıda konusunda doğru bilgilendirilmeli, Bakanlığın
alt yapı çalışma gruplarında tüketici, üretici, sanayici, meslek örgütü oda ve
derneklerini temsil eden sivil toplum örgütleri de yer almalıdır.

                Kayıt
dışılık tüm yetkili kurumların işbirliği ile engellenmeli, gıda işletmelerinin
tümü kayıt altına alınmalı, gıda denetiminde “Çiftlikten Sofraya Gıda Güvenilirliği”
ilkesi hayata geçirilmelidir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

                                              Fehmi
KİRAZ

                                                     Genel
Başkan

                                                          Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri
Birliği